Facebook Twitter Google
Telefon 0505 870 29 12
Kategoriler
Otizmli Bireylerin Genel Özellikleri

 

   Yaygın Gelişimsel Bozukluk tanısı almış bireyler özellikler açısından oldukça heterojen bir gruptur.iletişim becerilerinde ve sosyal etkileşimde sınırlılık,sınırlı ilgi alanları yaygın gelişimsel bozukluk tanısı almış bireylerin ortak özellikleri olmasına karşın,gözlenen özelliğinin derecesi,bilişsel becerilerdeki performansları bireyler arasında farklılık göstermektedir.Örneğin Yaygın Gelişimsel Bozukluk gösteren bir bireyin sosyal etkileşim becerileri bir diğerine göre çok daha iyi olabilmektedir.Bu yüzden aşağıda bahsedilen genel özellikleri bireysel farklılıklar göz önüne alınarak değerlendirmek önem taşımaktadır.

 

  • Duyusal Özellikler

 

1.İşitsel Uyarılara Karşı Tepkileri

   Otizmli bireyler seslere karşı değişik tepkiler gösterebilirler.Bazı otizmli bireyler seslere karşı aşırı tepki verebilirken bazı otizmli bireyler seslere vermesi gerekenden az veya hiç tepki göstermezler.Erken çocukluk döneminde seslere karşı hiç tepki vermemesi anne-babalarda işitsel bir problemin olabileceği şüphesi uyandırırken yapılan testlerde işitmelerinde organik bir problemin olmadığı;ancak çevrelerindeki uyarılara çok açık olmadıkları için seslere tepki vermedikleri düşünülmektedir.

2.Görsel Uyarılara Karşı Tepkileri

   Otizmli çocukların insan yüzüne veya çevrelerindeki bazı nesnelere bakmamalarına karşın,hareket eden,dönen ya da parlak olan nesnelere uzun süre bakabildikleri görülebilmektedir.Bazılarının zaman zaman ışıktan rahatsız oldukları hatta karanlık bir odada daha rahat edebildikleri görülmektedir.

3.Dokunulmaya Karşı Tepkiler

   Bazı otizmli bireyler herhangi birisi tarafından dokunulmaya,kucağa alınmaya karşı ağlama,çığlık atma veya çeşitli el kol hareketleriyle aşırı tepki verebilmektedirler.Bazı çocuklar ise dokunulmaktan,kucağa alınmaktan aşırı haz alırlar. Normal gelişim gösteren bir çocuğun acı hissedebileceği bir sarılmadan otizmli bir çocuk haz alabilir.Sıcak veya soğuğa karşı hiç tepki vermeyen otizmli çocuklar olabildiği gibi,Sıcak veya soğuğa aşırı tepki verebilen,aşırı duyarlı otizmli çocuklarda olabilir. Bazı bireyler ise örgülü giysileri giymekten ve kişisel bakım etkinliklerinden ( tırnak kesme, yüz yıkanması, saç kestirilmesi gibi ) şiddetle kaçınabilirler. Kimi çocuklar giyecekleri, özellikle de ayakkabıları ve çorapları üzerinde hissetmekten rahatsız olabilirler.

 

  • Motor Gelişim Özellikleri

 

   Kanner’ın otizmli çocukların normal bir motor gelişime sahip olduklarını belirtmesine ve farklı araştırmacılarında bu görüşü desteklemesine rağmen fiziksel görünüş olarak normal olan otizmli çocuklarda, motor becerilerin gelişiminde yaşıtlarına göre farklılıklar gözlenebilmektedir. Fiziksel yapı olarak, birçok beceriyi normal zamanında gerçekleştirecek gibi görünmelerine rağmen, bazı becerilerin gelişimi geç olabilmektedir.Bazı hareketleri,taklit becerilerinin az olması ve çevreye karşı ilgisiz olmalarından dolayı geç kazanabildikleri,daha geç yaşlarda oturdukları ve yürüdükleri belirtilmektedir.

 

  • Bilişsel Özellikleri

 

   Otizmli çocukların bilişsel tipik özelliklerinden biri “Uyaranların tüm özelliklerine dikkat etmede güçlük” olarak tanımlanan “aşırı seçiciliktir’’.Uyaranların bir ya da az sayıda özelliğine dikkat ettikleri için uyaran arttıkça bilişsel süreçleri karmaşıklaşmaktadır. Bu durum sadece bilişsel süreci değil sosyal gelişimi de olumsuz etkilemektedir. Örneğin çocuk iletişime gireceği kişinin sadece yüz ifadelerine takılır. Diğer uyaranları kaçırıyorsa mesaj ona anlaması zor ve karmaşık gelecek ve dolayısı ile iletişime giremeyecektir. Yine otistik çocukların bilgiyi işleme, analiz etme becerileri farklı ve karmaşıktır. Hafızadaki bilgileri ipucu olmaksızın getirmelerinde de problemler söz konusudur. Otizmli bireylerin her ne kadar yüksek zihinsel potansiyele sahip olduklarına dair bir görüş olsa da büyük çoğunluğunun zihinsel potansiyelleri normalin altındadır. Yaygın Gelişimsel Bozukluk tanısı almış olan bireylerin yaklaşık olarak % 25-33 ünün normal ve daha üst düzeyde zekaya sahip oldukları bilinmektedir.Ancak bu çocuklara uygulanan zeka testlerinin doğru yorumlanması önem taşımaktadır;çünkü Yaygın Gelişimsel Bozukluk tanısı almış bireylerin iletişim,sosyal etkileşim alanlarındaki yetersizlikleri zeka testlerindeki sorulara doğru cevap vermelerini engelleyebilmektedir.

 

 

  • Davranışsal Özellikleri

 

   Kendini uyarıcı davranışlar otistik bozukluk gösteren öğrenciler arasında en yaygın görülen problem davranışlar arasında yer almaktadır.Öne ve arkaya doğru sallanma,elleri çırpma/sallama ve herhangi bir işlevi olmayan tekrarlayıcı davranışlar kendini uyarıcı davranışlar arasında gösterilmektedir.Bu davranışlar sosyal kabul ve öğrenmeyi güçleştirmektedir.Isırma,kafa vurma gibi kendini uyarıcı davranışlara nazaran daha az sıklıkla gözlemlenebilen kendine zarar verici davranışlar da yine ciddi problemler yaratabilmektedir.Ayrıca otizmli çocukların yaklaşık %10’unda olağandışı yetenek ve beceriler gözlenebilmektedir.

 

  • Dil,Konuşma,Sosyal Etkileşim ve İletişim Özellikleri

 

   Yaygın Gelişimsel Bozukluk gösteren çocuklarda dil gelişiminde gecikme görülürken,dili iletişim amaçlı kullanmada ve başkaları ile etkileşim kurmada ciddi anlamda sıkıntılar yaşanmaktadır..Yaygın Gelişimsel Bozukluk gösteren çocukların %35 ‘e yakın bir kısmı hiç konuşamamakta,yaklaşık %50’si  ise dili işlevsel olarak kullanamamaktadır.Bu grubun %50’si ise farklı düzeylerde sözel iletişim becerileri gösterebilmektedir.Bazı otizmli çocuklarda hiç konuşamama olarak tanımlanan ‘’mutizm’’görülmektedir. Konuşma becerileri olan çocuklarda şahıs zamirlerini kullanmadaki güçlük, alışılmadık ses tonu gibi özellikler ve alıcı dil becerilerinde sözcüklerin mecaz anlamlarını, deyimleri, soyut sözcükler ile dile dayalı şakaları anlamadaki güçlükler Yaygın Gelişimsel Bozukluk kapsamındaki çocuklarda görülebilen diğer özelliklerdir.Bunların yanında çocuğun duyduklarını aynı ses tonuyla tekrar etmesi olarak tanımlanan “ekolali’’de otizmli çocuklarda görülebilen iletişim ve konuşma özelliklerinden birisidir. Dil kullanımda görülen belirgin farklılıklara karşı temel problemin, dilin yapısal boyutunda değil iletişim boyutunda olduğu belirtilmektedir.Yaygın Gelişimsel Bozukluk gösteren çocuklarda görsel dikkatini diğerleriyle birlikte ilgilenilen bir şey üzerinde toplamak olarak tanımlanan ortak dikkat becerileri sınırlıdır.Yetişkinlerle veya akranlarıyla etkileşim başlatma,sürdürme ve bitirme becerilerinde sınırlılık vardır. Başarılı sosyal etkileşim için diğerlerinin duygularını, düşüncelerini ve inançlarını anlayabilmek, diğerlerinin düşünce ve duygularının kendimizin düşüncelerinden farklı olabileceğinin farkında olmak çok önemlidir. Zihin kuramı olarak tanımlanan bu özellikler bireyin, diğerlerinin duygu, düşünce, eğilim ve isteklerini anlama becerisi olarak kabul edilmektedir.Yaygın Gelişimsel Bozukluk gösteren bireylerin sosyal etkileşim için önemli olan zihin kuramı becerilerinin gelişiminde de sorun olduğu görülmektedir.