Facebook Twitter Google
Telefon 0505 870 29 12
Kategoriler
Asperger Sendromu

   1944 yılında Avusturyalı psikiyatrist Hans Asperger,ismini koymasa da Asperger Sendromunu bir grup çocukta gördüğü bazı davranışlara dayanarak ilk kez tanımladı.Asperger Sendromu Yaygın Gelişimsel Bozukluk şemsiye altında yer alan gelişimsel bir bozukluktur; ancak çoğu zaman otizm ile karıştırılır.Hem otizm, hem de Asperger sendromunda, toplumsal etkileşimde nitel bozulma, davranış, ilgi ve etkinliklerde sınırlı, basmakalıp ve yineleyici örüntüler söz konusudur. Ancak, DSM-IV ve ICD-10’ a göre Asperger bozukluğu ile otizm arasındaki en önemli fark Asperger sendromunda, dil ve bilişsel gelişmede gecikmenin olmamasıdır.


   Aşağıdaki tabloda Asperger sendromu ile Yüksek fonksiyonlu Otizmi ayırıcı tanıda yardımcı olabilecek özellikler verilmiştir.

 

Gelişim Alanları Asperger Sendromu Yüksek Fonksiyonlu Otizm
Motor Beceriler Gecikmiş motor yetileri vardır.

Garip duruş ve esnek olmayan yürüyüşün olması.
Motor gelişimde gecikmenin çok fazla tanımlanmaması.

Motor becerilerinin görece olarak daha iyi olması.
Dil Becerileri Genellikle dil gelişiminde gecikme yoktur;ve konuşmaları akıcıdır.

Tonlama ve ezgi,otizmdeki gibi monoton olmasa da konuşmada bürün bilimsel hatalar vardır.

Konuşulan konuyu değiştirmede ve sonuca varmada güçlüğün ve tek taraflı konuşmanın olması.
Dil gelişiminde belirgin gecikme vardır.

Dil fonksiyonlarında sapma daha fazladır.

Tonlama ve ezgi monotonik ve tekdüzedir.

Ekolalik konuşma mevcuttur.

Zamirlerin yanlış kullanılması vardır.

Artikülasyonda,sözcük ve ses çıkarmada eksikler vardır.
Bilişsel Beceriler Yaşlarıyla paralel bilişsel işlevselliğin olması.

Sözel zihinsel bölümlerinin performansa dayalı zihinsel bölümlerinden daha iyi olması.

Sözel yargılama,sözel bellekte başarılı olması.

Uzaysal becerilerde görece daha kötü olması.
Performansa dayalı zihinsel bölümlerinin sözel zihinsel bölümlerinden daha iyi olması.

Uzaysal becerilerin göreceli olarak daha iyi olması.
Sosyal Etkileşim Becerileri Sosyal etkileşimde görece olarak daha iyi olması.

Genellikle erken çocukluk döneminden itibaren sevgilerini ve ilgilerini paylaşabiliyor olmaları.

Arkadaşlık yapmaya ve insanlarla tanışmaya daha ilgili olmaları.

Sosyal ilişkilerde duyarsızlık,biçimsellik,kurallar,adetler ve diğer kişilerin duygusal ifadelerini aldırmamaları.

Konuştukları alanların genelde ilgilerini çeken alanlar olması.
Sosyal etkileşimde asperger sendromuna göre daha başarısızdırlar.

Erken çocukluk döneminde annelerine,başka çocuklara,yetişkinlere duyarsızlık göstermeleri.

İlgisiz,içe çekilmiş ve diğer insanların farkında değilmiş gibi davranmaları.
Davranış,İlgi ve Etkinlikler Sınırlı ilgi örüntüsünün olması.

İzole becerilerinde sürekli bir artışın olması.
Aynılıkta ısrarın daha belirgin olması.

Hayali oyun oynamamaları.

Daha fazla motor stereotip göstermeleri.

 

    Amerikan Psikiyatri Birliği tarafından oluşturulmuş DSM-IV Tanı Ölçütleri El Kitabı’na göre Asperger Sendromu tanısını koyabilmek için aşağıdaki özelliklerin göz önünde bulundurulması gerekmektedir.

A. Aşağıdakilerden en az ikisinin varlığı ile kendini gösteren toplumsal etkileşimde nitel bozulma:

1. Toplumsal etkileşim sağlamak için yapılan el-kol hareketleri, alınan vücut konumu, takınılan yüz ifadesi, göz göze gelme gibi birçok sözel olmayan davranışta belirgin bir bozulmanın olması

2. Yaşıtlarıyla gelişimsel düzeyine uygun ilişkiler geliştirememe

3. Diğer insanlarla eğlenme, ilgilerini ya da başarılarını kendiliğinden paylaşma arayışı içinde olmama (örn. İlgilendiği nesneleri göstermeme, getirmeme ya da belirtmeme)

4. Toplumsal ya da duygusal karşılıklar vermeme

B. Aşağıdakilerden en az birinin varlığı ile kendini gösteren davranış, ilgi ve etkinliklerde sınırlı, basmakalıp ve yineleyici davranış örüntülerin olması:

1. İlgilenme düzeyi ya da üzerinde odaklanma açısından olağandışı, bir ya da birden fazla basmakalıp ve sınırlı ilgi örüntüsü çerçevesinde kapanıp kalma

2. Özgül, işlevsel olmayan, alışageldiği üzere yapılan gündelik işlere ya da törensel davranış biçimlerine hiç esneklik göstermeksizin sıkı sıkıya uyma

3. Basmakalıp ve yineleyici motor mannerizmler (örn. parmak şıklatma, el çırpma ya da burma ya da karmaşık tüm vücut hareketleri)

4. Eşyaların parçalarıyla sürekli uğraşıp durma

C. Bu bozukluk, toplumsal, mesleki alanlarda ya da önemli diğer işlevsellik alanlarında klinik olarak belirgin bir sıkıntıya neden olur.

D. Dil gelişiminde klinik açıdan önemli genel bir gecikme yoktur (örn. 2 yaşına gelindiğinde tek tek sözcükler, 3 yaşına gelindiğinde iletişim kurmaya yönelik cümleler kullanılmaktadır).

E. Bilişsel gelişmede ya da yaşına uygun kendi kendine yetme becerilerinin gelişiminde, uyumsal davranışta (toplumsal etkileşim dışında) ve çocuklukta çevreyle ilgilenme konusunda klinik açıdan belirgin bir gecikme yoktur.

F. Başka özgül bir Yaygın Gelişimsel Bozukluk ya da Şizofreni için Tanı Ölçütleri karşılanmamaktadır.